25 Haziran 2010 Cuma

Harry Kewell

Oz Büyücüsü

Ben sporcunun zeki çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim.
                                                                              Mustafa Kemal Atatürk

Eger Türkiye'ye gelen yabancı futbolcular içinde boyle birinden bahsedeceksek bunun için aday olacak birkac isimden biridir Harry Kewell. Herseyden önce tam anlamıyla bir profesyoneldi kendisi; duruşuyla, oturuşuyle kalkışıyla ve konuşmasıyla. Son derece saygılı bir isim aynı zamanda da sıcakkanlı. Bunlar sadece bir taraftar olarak benim düşüncem değil üstelik, taraftarlar olarak biz boyle düşünüyoruz ama gecenlerde denk geldiğim Hladun Üstünel ile ayaküstü konusurken konuyu Kewell'a getirdim, hazır bulmuşken birince kaynaktan ogrenmek için mevzuyu. Ne olacak bu Kewell muhabbeti dediğimde aynen şoyle girdi lafa Üstünel;  "Kewell son derece kaliteli bir isim, işini de gayet güzel yapıyoracayip saygılı iyi niyetli birisi, biz de cok seviyoruz onu yönetim olarak ama onun bir sakatlıgı var gecmesi zor gorunen. Onun için yolumuzu ayırmak zorunda kaldık kendisiyle " O ana kadar yazılı gorsel medyada surekli duydugum ama bir turlu inanmak istemediğim haber nerdeyse birinci agızdan doğrulanmıştı. Şimidye kadar hem kariyeriyle hem beyefebdiliğiyle Galatasaray'a gelmiş en iyi yabancılardan biri olan Harry Kewell ile yollarımızı ayıracaktık demek. Kariyeri demişken;

Harry Kewell
Harold "Harry" Kewell aslında adı, 22 Eylül, 1978 Sydney doğumlu, Avustralyalı fubolcu. Kendisi Westfield Yüksek Spor Okulu'na gitmeden önce St. Johns Park Lisesi'nde eğitim hayatını sürdürmekteydi.Westfield Spor okuluna girdikten sonra bir yandan dersleriyle ilgilenirken bir yandan da sporla uğraşmaya devam etti.İlk futbol oynadığı klüp ise 13-15 yaş arası futbolcuları bünyesinde barındıran Marconi klübüdür.Burada oynarken klübün antrönerleri David Lee ve Stephen Treloar tarafından dikkat çekmiştir.
Kewell henüz 14 yaşındayken Marconi klübü ile birlikte U-14 turnuvaları için Tayland,İngiltere ve İtalya'ya gitti.Bu turnuvalarda takımı ile birlikte AC Milan'ın genç takımına karşı mücadele verdi ve bu maçta dikkatleri üzerine çekti.Bu önemli turnuva İngiltere'de yapılmaktaydı ve bu Kewell'in ülkesinden ilk ayrılışı ve Avrupa'da ilk futbol oynayışıydı. Kewell bir sene sonra tekrar İngiltere'ye gitti.Bu defa ki İngiltere seyahatinin amacı Leeds United'ın düzenlemiş olduğu 4 haftalık futbolcu seçme sınavlarıydı.Kewell bu seçmelere ileri de milli takımdan da arkadaşı olacak Brett Emerton ile birlikte katıldı.Bu ikili Leeds United'ın seçmelerinde en çok dikkati çeken futbolcu adaylarıydı.Özellikle Kewell klübün üst kademelerindeki yöneticiler tarafından da büyük beğeni kazanmıştı.
Leeds United (1995-2003)
Alt yapı seçmelerinde büyük başarı gösteren Kewell klübün alt yapısına girmeyi başarmıştı. Ve tarih 30 Mart 1996 'yı gösterdiğinde Kewell 8 yıl aralıksız olarak giyeceği formayı ilk defa sırtına geçirdi.Kewell'ın Leeds formasıyla ilk çıktığı maç Middlesbrough maçıydı. Keweel Leeds'in a takım formasını giydikten bir ay sonra Avustralya milli takım formasını sırtına geçirdi. Avustralya formasıyla Şili'ye karşı oynadıkları ve 3-0 kazandıkları maç Kewell'ın ilk milli maçıydı ve bu maç onu Avustralya futbol tarihinin en genç milli futbolcusu yaptı.Kewell Leeds formasıyla ilk golünü Ekim 1997'de kupa mücadelesinde Stoke City'e karşı kaydetti.
Kewell 1999-00 sezonu Uefa Kupası'nda Galatasaray'a karşı oynanan yarı final maçında kırmızı kart görerek oyundan ihraç edildi. Genellikle orta sahanın solunda oynayan Kewell çoğu zaman forvette Marc Viduka ile birlikte görev yaptı.Forvetteki başarılı oyunu onun Leeds United taraftarının göz bebeği haline getirdi.Aynı sezonun sonunda büyük takımların transfer listesine giren Kewell İtalya'ın İnter klübünden 25 milyon poundluk bir transfer teklifi aldı.Fakat klübü Kwwell'ı satmayarak bir sornaki sezon Şampiyonlar Ligin'de yarı final oynama başarısı gösterdi.Bir sonraki sezon ise Leeds klübü Kewell ve Viduka'nın satışlarından Premier Lig tarihinin en büyük finansal kazancını sağladı.Kewell 7 sene formasını giydiği bu klüpte çıktığı 180 maçta 45 gol kaydetti.

Ve Liverpool (2003-2008)
Kewell 2003-2004 sezonuna Liverpool'da başladı.Bu klübün ünlü forma numarası olan 7 numarayı Vladamir Smicer'den devraldı.Bu forma numarası Liverpool futbol tarihinin en ünlü isimleri olan Ian Callaghan, Kevin Keegan ve Kenny Dalglish gibi futbolcuların forma numarasıydı.Klübün bu ünlü 7 numarayı ona vermesi,Kewell'den beklentilerin büyük olduğunu göstermekteydi.
2005 yılında Kewell Uefa Şampiyonlar Ligi'nde oynayan ilk Avustralya doğumlu futbolcu oldu.Liverpool İstanbul'da oynanan maçı penaltılarla müzesine götürmüştür.Liverpool teknik direktörü Benitez Kewell'ı zaman zaman Dietmar Hamann ile birliktr defansif orta saha olarak oynatmıştır.Takımı defanstan hücuma çıkarmak için bu taktiği uygulayan Benitez çok eleştirilmişti.Bu şansız deneme Kewell'ın sezon başında sakatlanmasına neden oldu.Sakatlığının teşhisinin ve tedavisinin çok geç olmasından dolayı uzun bir süre formasından uzak kaldı.
2005-06 ve 2006-07 sezonlarında sakatlıktan kurtulan ve takımdaki yerini alan Kewell golleri ve en çok da asistleri ile adından söz ettirmeye başlamıştır.Başarılı geçen 2 sezonun ardından Kewell tekrar sakatlıklarla boğuşmaya başlamış ve 2007-08 sezonunda sakatlık yüzünden çok az maçta forma giymiştir.
Kewell Liverpool'da bulunduğu 5 yıllık süre zarfında 138 resmi maça çıkmış ve 16 gol kaydetmiştir.


En Sonunda Galatasaray(2008-...)
Haldun Üstünel'in daha sobra ardı ardına patlayacak olan transfer bombalarının ikinci halkasıdır Kewell, hatta boyle bir ismi Turkiye'ye kazandırırken basın da dahil kimsenin haberi olmadan yapılması da transferin ne kadar özenli yapıldıgının göstergesiydi. Herkes ilk kez bu transferi klubun resmi sitesi olan galatasaray.org dan ögerenecekti. 5 Haziran 2008'de Türkiye şampiyonu Galatasaray Kewell ile 2 yıllık sözleşme imzaladı.Kewell sözleşme sonrası;" Kendimi yeniden kanıtlamak istiyorum.Bunun en güzel yolu da Galatasaray gibi bir klüpte oynamak.Yeni takımımla sahaya çıkmak için sabırsızım ve gözümü forvete diktim,yapacağım yeni şeyler var." şeklinde bir demeç vermiştir.
Kewell'ın Galatasaray formasıyla çıktığı ilk maç Türkiye Süper Kupası maçıydı.Bu maçta oyuna sonradan girmiş ve 1 gol 1 asist yaparak Galatasaray'ın 2-1 galip gelip kupayı almasını sağlamış;aynı zamanda da Galatasaray kariyerine müthiş bir başlangıç yapmıştır.Daha sonra ligin ilk maçı olan Denizlispor maçında da golle tanışan Kewell özelikle UEFA Kupasında oynadığı futbolla büyük alkış almıştır.Olympiakos maçında attığı golle adından söz ettiren Kewell Bordeaux 'a 35 metreden attığı gol ile takımını 4.tura taşımıştı.Kewell takıma katıldığı ilk senesinde 37 maça çıkmış ve 13 gol atmıştır.
Galatasaray'ın Hamburger SV ile oynadığı UEFA Kupası 4.tur rövanş maçında takımdaki defans oyuncularının sakatlığından dolayı defansta görev almış ve mükemmel bir oyun ortaya koymuştur.Daha sonra yaşadığı sakatlıklardan ötürü düzenli olarak forma giyemedi. Harry Kewell 2009-2010 sezonuna adeta yedek kulübesinde başlangıç yapmıştır.Takıma katılan yeni transferler nedeniyle ilk 11'deki yerini kaybeden Kewell daha sonra Baros'un sakatlanmasıyla forvette görev almaya başlamış ve 9 maçta 8 gol atarak klasını ortaya koymuştur. Her nekadar sıkça sakatlık yaşasada oynadığı maçlardaki performansı onun takım için nekadar önemli bir futbolcu olduğunu göstermektedir. (wikipedia.com'un katkılarıyla derlenmiştir)

@ Dunaynın en iyi sol kanat oyuncaları arasında gösterilen Kewell adına Avustralya'da yılın genc oyuncusu odulu düzenlenmektedir. Bu kadar önemli ve kariyerli bir oyuncu 2008 yılından bu yana Galatasaray için ter dokmekteydi fakat sanırım yolun sonuna gelinmiş, gerci yaptıgı acıklamarda surekli sakatlıhının gectiğini Galatasaray ve Turkiye'yi cok sevdiğini devam etmek istediğini dile getirse de bundan sonra ne olacagını zamana gosterecek. Surası kesin ki Galatasaray taraftarı onun için şarkılar marşlar soyleyip pankart acıp yürüyüş yapacak kadar cok sevmektedir kendisini, Tobias Linderoth'a iki yıl boyunca ücretsiz saglık hizmeti veren üstelik bir de yıllık ucret ödeyen Galatasaray yönetiminin H.Kewell'ı ve taraftarları kırmaması en buyuk dileğimizdir.
Aslında Kewell'ın Galatasaray Mobile reklamında soyledikleri herseyi özetliyor, Kewell demişken bu klibi paylaşmadan olmaz:



My name is harry kewell, kewell from Galatasaray. Through my football career, i've felt many times, i've been pushed. They said "it's over", they said "he can't stand up, he can't play". I was reborn at Galatasaray. I've found friendship and happiness at galatasaray. I've learnt one thing really well is such a privilege to be a part of Galatasaray"

1 yorum:

  1. ben sporcunun zeki,çelik ve yakışıklısını severim. pepper furnival
    bkz:heri kivıl

    YanıtlaSil

Yorumumuzun daha etkili, daha verimli olması için lutfen sonuna isim, lakap, initial, plaka vb birşeyler ekleyelim

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...